Yüzde 17 oranındaki KDV iadesini kaldıracak kanun değişikliğinin Başbakanlık’ta Meclis’e sevk edilmeyi beklediği haberine inşaat sektörü tepki vermeye devam ediyor. Değişikliğe sert tepki gösteren sektör, yeni düzenlemenin emlak fiyatlarına yüzde 17 zam anlamına geldiğini ifade etmişlerdi.
NDER Başkan Vekili Nazmi Durbakayım:
'Ödül beklerken cezalandırılacak mıyız?'
İNDER Başkan Vekili Nazmi Durbakayım da yaptığı açıklamada, İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) olarak devletin KDV gelirlerinin azalmasını istemediklerini belirterek, “Ama bu KDV yükünün zaten büyük bir kaosun içinden çıkıp toparlanma umudu taşıyan gayrimenkul sektörüne fatura edilmesini de istemiyoruz” dedi.
Nazmi Durbakayım açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:
“Konut sektöründe 150 metrekarenin altındaki daireleri ilgilendiren ve inşaat süresince müteahhit tarafından ödendikten sonra devletten tahsil edilen yüzde 17 oranındaki KDV, müteahhitlerin üzerinde zaten büyük bir yüktü. Bugüne kadar müteahhidin görevi; devlet adına KDV’nin işlerliğini sağlamak ve bu KDV yükünü tüketiciye yansıtmadan devletten tahsil etmekti. Yani müteahhit olarak bizler, 3–4 yıl gibi uzun vadede ve her hangi bir karşılık almadan bu yükü taşıyorduk. Hatırlanacağı gibi devlet vergi alacaklarında ortaya çıkan gecikme için yüzde 1.95 faiz alırken, müteahhitlerin 3–4 yıla sarkan KDV alacaklarına her hangi bir gecikme zammı bile ödemiyordu. İnşaat firmaları olarak biz bu faizden çoktan vazgeçmiş, sadece ve sadece KDV alacaklarımızı daha erken tahsil edebilmenin peşindeydik.
‘Sesimizi duyuramadık’
Ancak sesimizi tam duyuramadık. Konut üreticileri olarak bir araya gelip devletin ilgili birimlerine ve yetkililerine derdimizi tam anlatamadık. Konut yapımcıların sorunları, altyapı ve devlet ihaleleri yapan meslektaşlarımız tarafından dile getirildi. Konut üreticileri olarak devletin üstlendiği KDV yükünü ortadan kaldırmak için alternatif çözümler ürettik. Metrekare büyüklüğüne bağlı olarak 3-4 kademeden oluşan KDV uygulamasının herkes için en iyi çözüm olacağını her ortamda dile getirdik. Birçok gelişmiş ülkenin devlet yönetimi ekonominin dinamosu olan sektörleri teşvik ederken, biz de tam tersi bir uygulama olacağının altını çizdik. Ama görüyoruz ki, derdimizi tam anlatamamışız.
İnşaat sektörü sadece ekonomik açıdan değil sosyal açıdan da Türkiye için çok önemli. Türkiye’deki istihdamın yüzde 15’ine yakın kısmını 250’ye yakın yan sektörüyle birlikte taşıyan inşaat sektörü, böyle bir uygulama sonucunda büyük bir yara alır. Bu karar alınırken devletin bütçe açığının bir miktar azaltılacağı düşünülüyorsa, yanlış hesap yapılıyor. Devletin ödemekten kaçındığı miktarı, müteahhidin yüklenme imkanı yok.
‘Bu uygulama devlet eliyle gizli zam olur’
Çünkü gerek iç dinamiklere bağlı durgunluk gerekse küresel mali krizin yansımaları sonucu ortaya çıkan olumsuz hava nedeniyle sektör yaklaşık iki yıldır minimum kar marjı ile çalışıyordu. Konut satışlarının bıçak gibi kesilmemesi için maddi ve manevi her türlü fedakarlığı yaptık. 2010 yılı ile birlikte tam atağa kalmayı düşünürken, yüzde 17’lik KDV’nin müteahhit tarafından yüklenileceği duyumunu aldık. Böyle bir uygulama bir bakıma devlet eliyle gizli bir zam yapmak anlamını taşır. Kaldı ki bu kadar yüksek oranda yapılacak bir zam ise enflasyonu, işsizliği ve devletin vergi gelirlerini olumsuz etkiler.
Bu olumsuzluklar sadece makro boyutta dikkati çeken noktalardır. Diğer taraftan eğer KDV yükü müteahhide yüklenirse fiyatların aynı oranda artışı kaçınılmaz olacaktır ki, bu durum ise sektördeki konut satışlarını durma noktasına getirir.
Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Başkanı Tahir Tellioğlu:
'Zor durumda kalırız'
Tepkilere destek veren bir diğer isim de Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Başkanı Tahir Tellioğlu oldu. KDV iadelerinin kaldırılmasının finansal sıkıntılarını aşmak için stoklarda biriken konutları zararına da olsa satmaya çalışan konut yapımcılarını ve müteahhitleri zor durumda bırakacağını vurgulayan Tellioğlu, şöyle konuştu:
‘Hiç değilse yıllara yaysınlar’
“KDV iadelerinin kaldırılması konut yapımcılarını ve müteahhitleri zor durumda bırakacaktır. Bu durum açıkça bir hak kaybı ve gaspı anlamına gelmektedir. Kaldı ki birçok firma, geçmişten gelen ve doğan KDV alacakları ile ilgili şubat ve mart aylarında Maliye’den iade talebinde bulunacaktır.”
KDV iadesinin kaldırılması halinde maliyetlerin otomatik olarak tüketiciye yansıtılacağına dikkat çeken Tellioğlu, bu durumun da ekonomik krizden çıkışta konut fiyatlarının artmasına ve sektördeki talebin daralmasına neden olacağını vurguladı. Bir diğer tehlike olarak da konut sektörü içinde üretimde bulunan firmaların yapmış olduğu imalatların azalma hatta durma noktasına gelebilme olasılığını gösteren Tellioğlu, şöyle konuştu:
“Bu kanun, birçok firmayı oldukça kötü etkileyecek ve hak gaspına neden olacak. KDV iadesi kaldırılmamalı ya da en azından kademeli olarak yıllara yayılmalı.”
Neden % 17 KDV alıyorlar
150 metrekare ve altı konut satışlarında, gecekondu dönüşüm projelerinde ve konut kooperatiflerinde KDV oranının yüzde 1 olduğunu hatırlatan Tellioğlu, firmalar ve müteahhitlerin inşa ettikleri bu konutlar için aldıkları mal ve hizmetlerde yüzde 18 KDV ödediklerini ifade etti.
Bu konutları satarken veya hak ediş faturası düzenlerken yüzde 1 KDV ile satış yapıldığına dikkat çeken Tellioğlu, inşaattaki KDV iadesi sistemini şöyle anlattı:
“Bu durumda arada yüzde 17’lik bir KDV farkı doğar. Bu yüzden 17’lik KDV farkını da firmalar, yeminli mali müşavir raporu ile Maliye’den iadesini talep eder ve nakden iadesini alırlar.”
Realistanbul proje sorumlusu Murat Türköz:
‘2010’nun ilk ve en kötü haberi’
Realistanbul projesinin konsorsiyumu adına konuşan Murat Türköz de, yaptığı açıklamada, Maliye Bakanlığı’nın 150 metrekareden daha küçük konutlarda yüzde 17’lik KDV iadesini kaldırmaya hazırlanmasının, 2010 ve sonrasını atılım yılı olarak gören inşaat sektörünün gelişimine sekte vuracak ilk ve en kötü haber olarak gördüklerini söyledi.
Murat Türköz açıklamasında şunları söyledi:
“Geçtiğimiz yılı tarihinin en büyük küçülmesiyle kapatan inşaat sektörünün 2010 için iyi haberler duymayı çok istediği bir zamanda yüzde 17’lik KDV iadesinin kaldırılması olsa olsa kendi ayağına kurşun sıkmadan başka bir şey olamaz.
Üstelik, 2010 yılı içinde dünya piyasalarının daha iyiye gideceği ve bunun da iç piyasada olumlu hava estireceğini düşünerek yeni yatırımlar için fizibilite çalışması yapan biz müteahhitler açısından da sürpriz olmuştur.
İnşaat sektörü, Türkiye’nin coğrafi açıdan en fazla yayılım gösteren birincil sektörüdür. Bu kararın hayata geçmesi halinde, Türk ekonomisinin yüzde 30’u olumsuz etkilenecektir. İnşaat sektörüyle kol kola yürüyen demir-çelik, seramik, cam, plastik, çimento, orman ürünleri, bankacılık, sigortacılık, teknik müşavirlik gibi diğer sektörler de bu karardan olumsuz etkilenecektir.
Ekonominin 2010’da yeniden büyüme sürecine gireceği bu dönemde inşaat lokomotif sektör görevi görecekken, bu kararın sonuçlarını önce tüketici, sonra sektör ve doğal olarak da ülke ekonomisinin yaşayacağı unutulmamalı ve olumsuz sonuçlarının yıllarca devam edeceği gözden uzak tutulmamalıdır.”